Bazen güneş doğmaz.
Gece bitmez. Bitsin istersin.
Bazen de gün bitmez. Görmek istemezsin güneşi.
Işığı gözünü aldıkça dünyan kararır.
Bazen kalabalıktan kaçmak istersin.
Yalnızlığa çekilmek…
Yalnızlıkta dinlenmek istersin.
Bilmezsin, kalabalığın içinde yalnız olduğunu.
Bazen gün başlamaz.
Pencereyi açıp temiz havayı içine çekmeye cesaret edemezsin.
Zor gelir, yaşadığını hissetmek.
Yaşadığını bilirsen her acın ayrı ayrı dokunur iliklerine. Bilirsin.
Kaçınırsın yaşamaktan, kaçarsın. Nereye kadar?
Bazen yaşadığını bilmeye ihtiyaç duyarsın.
Yürürsün yağmurda.
Her bir damla ile irkilirsin. Tüm hücrelerinde hissedersin.
Bazen yağmur nefes almaktan daha mühimdir yaşadığını bilmek
için.
Bazen ağaçlar yeşil değildir, mevsim bahar olmasına rağmen.
Görmezsin, gözün yeşil aramaz.
Bazen yaprak hala canlıdır sana göre, sapsarı daldan düşmüş
haliyle.
Düşene bir de sen vurmazsın; alır, elindeki kitabın arasına
sıkıştırıverirsin.
Gün gelir korkarsın vapurdan. Vapur anıdır.
Denize bırakıp gittiklerin peşinden gelir diye.
Kaçarsın deryadan olabildiğince…
Gün gelir koşar yetişirsin vapura,
Denize bıraktıklarını toplamak için.
Çoktan gitmişlerdir. Bilemezsin yerlerini.
Kim bilir hangi akıntının kucağında,
Hangi denizin suyunda yüzüyorlar?
İstemezsin hiç kış gelsin.
Kış karanlıktır. Kar beyaz olsa bile kışı aydınlatmaz.
İnsanoğlu onu da kirletir.
Sonra alışırsın zamanla.
Bahar gelmesin istersin.
Değişim zordur, yoracaktır seni.
Kimin ihtiyacı var daha fazla güneşe?
Söylenirsin yaz gelsin diye bir ara,
Gelir, başlarsın o da gitsin diye beklemeye.
Birini seversin, sevilmezsin.
Biri seni sever, sevmezsin.
İnsanoğlu unutur,
Bir gün bekler ertesi gün adını anmaz olur.
Aydınlığı alıp gelir, karanlığı bırakır gider.
Yeşertir yapraklarını, sarıyı bırakır gider.
Beyaza döndürür tüm dünyanı,
Çamurunu bırakır gider.
Pencereyi açar, temiz hava dolar içine.
Sigara dumanını kokusuna katıp gider.
Ne yaparsan yap, olmaz.
İnsanoğlu unutur,
Bir gün sever, sonra sevdiğini unutup gider…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder