Bugün nedendir bilinmez ilk randevular hakkında yazmak istedi canım (!)
Belirli bir ilk randevu beklentisi olur insanın. Şöyle olmalı, aman aman bununla da kesinlikle ilgilenmeli, bak bak bu tarz müzik dinlemeli yoksa mümkün değil etkilenmem vs… Çoğunlukla bunların hiç biri olmaz çünkü ilk randevular genellikle sıkıcıdır. İlk randevularda bazen bir üstünlük savaşı olur, bazen de ortalığa sessizlik hakim olur. Şimdi tamamıyla kendi gözlemlerimden yola çıkarak ilk randevular hakkında görüşlerimi yazacağım.
İlk randevuda karşılaşılabilecek korkunç tiplemeler;
1. Bu grup genellikle çok konuşan kesimdir. Ortalıkta bir üstünlük savaşı hakim olur gereksiz yere. Diyaloglar genellikle samimi değildir.
- Eee, sen ne iş yapıyorsun? (tamamıyla üstünlük savaşında malzeme edinmek için sorulur.)
- Ee, ben okuyorum. İşletme, 3. Sınıf.
- Öyle mi? Ne güzel! E sen işin içinde olduğun için daha iyi bilirsin tabi ama işletmenin biraz modası geçmedi mi yahu? Yani elini sallasan işletme mezununa çarpar oldu artık (ya bi sus, yok ama illa devam etmesi gerek)ya birde bir dönemler ne kadar favori bir meslek olmuştu, herkese işletme, iktisat falan yazdırırlardı dershanelerde falan tercih yaparken.
- Ama be..
- Ya o değil de biliyor musun geçenlerde şurada bir mekanda bir yemek yedim inanamazsın acayip lezzetliydi. Belki bir gün beraber gider, deneriz. ( böyle konuşmaya devam edersen daha çok beklersin.) Ben zaten oldum olası çok sevmişimdir değişik tatlar denemeyi, o yüzden bu mekan benim için süper oldu. Sen ne tarz şeyler seversin? Baksana ne diyeceğim, sende sıkılmadın mı böyle oturmaktan (kesin sıkıldı ama oturmaktan değil) burada biraz yürüsek mi ne dersin?
Bu tarz insanlar genellikle konuşmanın yönlendirmesini yaparlar ama diyalog içerisinde olmak pek mümkün değildir. Zira kendi monologları zamanın büyük bir kısmını alır. İlk randevular için tehlikeli tiplerden biridir.
2. Bu grup genellikle çok sessiz olan gruptur. Bir sorunun cevabını almak için bazen ısrarlar sormak gerekir. Cümleler yerine kelimeler ve ya cümlecikler kurulur. Konuşmak dışında başka her türlü iş ile ilgilenilir o esnada.
- Eee, sen ne iş yapıyorsun?
- Öğrenciyim.
- Hadi ya, nerede okuyorsun.
- İstanbul üni.
- Öyle mi, hangi bölüm?
- İşletme.
- Aa benimde kuzenim işletme mezunu. (tamamıyla ortak bir nokta yakalayıp konuşmayı sürdürmek için ortaya atılmış bir cümle)
- Güzel.
- Ee boş zamanlarında neler yaparsın?
- Oyun falan.
- Ne tarz müzik dinlersin?
- Rock. ( genellikle cevaplar karşıdakinin gözünün içine bakarak verilmez.)
Bu tarz insanlarla ilk randevu inanılmaz zor geçer. Zaten büyük olasılıkla konuşma yapılan aktivite boyunca sürer ve aktivite bittiği anda randevuda bitmiş olur. Bir daha genellikle aranmaz. Aransa bile tanımak uzun süre alır. Arkadaşlara da cool bir insan izlenimi vererek anlatılır.
- Eee, anlat bakalım. Nasıl senin yeni sevgili adayı?
- Çok cool yaa. Bir görmen lazım böyle gözlerini süze süze konuşuyor. (konuşmuyor bayıyor) Sanki böyle bir yazar edası var.
- Hadi ya. Çok güzel. (nasıl kıskandım.)
3. Bu grup genellikle karşısındaki kişinin nahoş olarak değerlendirebileceği davranışlarda bulunanlardır.
- Ee ne iş yapıyorsun?
- Öğrenciyim ben. İşletme okuyorum
- Aa ne güzel. ( Birde yemek yerken ağzını şapırdatmasan.)
- Ne güzeli yaa. Sürünmece sürekli işte. Ohaaaaaa. Bugün Çarşamba!
- Ee yani?
- Resmen Muhteşem Yüzyılı kaçırdım. Tüh ya keşke yarın buluşsaydık eheheh.
- Hmm. ( keşke hiç buluşmasaydık.) öhö öhö… Eee boş zamanlarında ne yaparsın?
- Ne yapayım yaaa. Genelde evde takılıyorum öyle. Dışarı falan pek çıkmam normalde. Ne gerek var gereksiz israf.
- Anladım (birde cimrisin yani ne hoş). Eee peki hobi olarak ilgilendiğin bir şey yok mu? ( hala ağzını şapırdatıyor ya sabır.)
- Müzik, film falan.
- Hmm. İlginç. (oha daha demin kulağını mı karıştırdı o.)
Bu gruba mensup olanlar genellikle ikinci bir randevuyu elde edemezler. Beklenilen telefon, mesaj vs hiçbir zaman gelmez. Acaba neden?
4. Bu grup genellikle kendini öven insanlardan oluşur. Konuşmalarda detay bol ve genellikle kişinin altyapısına gönderme yapacak şekilde olur.
- Eee, Ne iş yapıyorsun?
- Öğrenciyim ben. 10 seneye yakındır bu işi yaparım baya da başarılıyım ehehe.
- Ehe ehe eh.. hmm nerede okuyorsun?
- Boğaziçi üniversitesinde okuyorum ben. Aslında özellerle devlet arasında baya gittim geldim ama Boğaziçi tutkusu ağır bastı. Öss zamanı çok ineklemedim ama ilk bine girdim (nasıl oldu acaba o?) ee haliyle önümde bir sürü fırsat vardı. O yüzden benim için tercih dönemi baya zorlu geçti. Nereyi yazsam diye karar veremedim. Eheheh.
- Hmm anladım. ( baya da mütevazıymışsın) öhö öhö, boş zamanlarında neler yaparsın?
- Yaa fotoğraf çekiyorum ben aslında. Baya da iyiyimdir bu konuda. Aslında okulu bitirince bu alana yönelmeyi ve bu işi yapmayı düşünüyorum. Çektiklerimi bir görsen bayılırsın. Hele geçenlerde arkadaşlarla sabahlıyoruz sahilde öyle bir kare yakaladım ki benim diyen fotoğrafçı yakalayamaz.
- Hmm anladım.
Bu grup insanları da genellikle ikinci randevu şansını kaçırırlar. Ama aramadığınız ve ya ikinci randevu için girişimde bulunmadığınız için üzülmezler, çünkü siz onu anlayamamışsınızdır.
5. Aşırı sahiplenenler. Daha ilk randevudan uzun süreli ilişki garantisi verebilen nadir tür.
- …bu mekanda güzelmiş.
- Evet evet. Baya güzeldir burası. İlk kez kuzenim getirmişti beni buraya birkaç sene evvel o günden beri gelirim. Kuzenimi de bir tanısan çok seversin yakın zamanda tanıştırırım sizi.
- Hmm, güzel olur evet. Ee ne içersin?
- Yaa bende alışkanlık oldu sağolsun bir arkadaşım var adı Osman(!) o sürekli filtre kahve içer. O yüzden bende alıştım ben bir filtre kahve alayım. Bu arada Osman’da inanılmaz eğlenceli adamdır. Yarın falan müsait olursan aslında sen, ben, Osman sinemaya gidelim. Film hastasıdır. Bayılır. Hele çıkınca yaptığı yorumları duysan ölürsün gülmekten.
- Öyle mi ne hoş.
- Ne burcusun sen?
- Terazi.
- Hadi yaa. Benim bir ilkokul arkadaşım var (OHA ama).
Bu grup genellikle bir süre sonra sıkıcı olmaya başlar. Her ne kadar niyet iyi de olsa ilk randevuda yapılacak iş değildir.
Bu liste aslında böyle uzar gider. İlk randevuda yan masayı kesenler, sürekli telefonu ile meşgul olanlar (özellikle konuşmak için uzaklaşanlar), eski sevgiliden bahsedenler, ağzı kokanlar, konuşmayı sekse çekenler vs.
İlk randevular genellikle beklenildiği gibi geçmez (istisnalar muhakkak vardır.) Onca hazırlık boşa gitti diye düşünmeyin. Bazen ikinci bir şans vermek gerek. Bu işler biraz da risk alarak oluyor sanırım. İyisi mi bir ikinci randevu şansı verin. Şimdiden “İyi şanslar.”
PS: Ağzı kokuyorsa adam olmaz. Boşver.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder